Ülkeden Haberler

Ahmet ALTAN ve Diğerleri

Bazı insanların omurgası ne kadar zayıfmış. TSE’nün (Türk Standartlar Enstitüsü)ilk kurulduğu yıllarda bana ‘’Sen TSE kurulmasını savunuyordun’’ dediler ve beni fabrikanın kalite kontrol sorumlusu yaptılar.

Dökümden gelen motor gövdelerini kontrol ettim. 56 dökümden 53’nu bozuğa ayırdım. Patron Bursan Bey takım elbisesiyle öfkeyle malzemenin başına geldi ‘’Sen kimden maaş alıyorsun?’’ diye sert sert çıkıştı kontrolü kendi yaptı ve 53 sağlam 3 bozuk ayırdı ‘’İşte böyle!’’ dedi. ‘’Ekmek yediğin tekneye yapma’’ dedi.

Bana kalite kontrolü öğretti… Şimdi Ahmet Altan’ın durumunu da buna benzetiyorum. Gazeteci bağımsız olur. Doğru haber vermek zorundadır. Doğru haber yaptığı için çalıştığı gazeteden ‘’bu gazeteyi kim finanse ediyor, kimden maaş alıyorsun. Maaş aldığın kaynağa niye ihanet ediyorsun!’’ diye hem işten atılıyor, hem tutuklanıyor…

İşin garibi topluma doğru haber ulaştırmak için bu kadar riski göze alan bir gazeteci, kendine hizmet veren toplumun aydın ve demokrat olarak geçinen belli bir kesini tarafından suçlanabiliyor. Dünya çapında anti-demokratik yapısıyla ünlenmiş ve kendi yönetiminde hırsızlıkların, tecavüzlerin, intiharların ve kadın cinayetlerinin rekor kırdığı bir kurumda suç aramayıp, Ahmet Altan’da suç aramak bu aydın ve demokratların kıvırması nasıl izah edilir? Bu kıvırma dansözleri bile kıskandırmaz mı? Bunu ‘’Yahu zaten bu ülke kıskançlıklar ülkesi’’ diye geçiştirebilir miyiz?

 

Döneklikler, anti demokratik uygulamaları meşrulaştırıp, sıradanlaştırarak, bu topluma en büyük ihaneti yapmış olmuyorlar mı? Söğüt ağacından kazık yapsak bu kadar kolay eğrilmez.

 

Bu ülkenin generalleri bile Ahmet Altan ve Can Dündar kadar dik duramadı. Bu insan nasıl takdir edilmez?

 

Mahmut YILDIRIM

Bunları da beğenebilirsin