Ülkeden Haberler

Ölümü aydınlatılmayan Remziye Bor’un dosyası faili meçhule gidiyor!

VAN – İpekyolu ilçesinde evlerine yapılan baskın sonrası öldürülen Remziye Bor’la ilgili 4 yıldır yapılan tüm başvurulara rağmen hiçbir işlem yapılmıyor.

Van’ın İpekyolu ilçesi Hacıbekir Mahallesi’nde, 19 Nisan 2016 tarihinde polisler tarafından evine yapılan baskın sonucu 7,5 aylık hamileyken vurularak hayatını kaybeden Remziye Bor’un (27) ölümüne ilişkin soruşturmada ilerleme yok. Geçen 4 yıllık sürede olayın yeniden araştırılması için Van Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan tüm başvurularak rağmen hiçbir işlem yapılmadı. Başvuru ile ilgili işlem yapılmamasının yanında avukatların soruşturmanın başlatılması için savcılığa gönderdikleri 3 dilekçe ise adliye koridorlarında kayboldu.

OLAY AYDINLATILMALI

Soruşturmanın bir türlü başlatılmaması ve savcılığa gönderilen taleplerin kaybolması üzerine avukatlar kısa bir süre önce “Remziye Bor’un öldürülmesinde olay ve olguların aydınlatılması, faile ilişkin delillerin tespiti ve sorumluluğu bulunan kişi ya da kişilerin hiç bir kuşkuya yer vermeyecek bir şekilde tespit edilmesi ile maddi gerçeğin ortaya çıkarılması” talebiyle savcılığa bir kez daha başvuru yaptı.

AVUKATLARA BİLGİ VERİLMİYOR

Remziye Bor’un ölümüne ilişkin yeterli ve gerekli araştırma ve soruşturmanın yapılmadığına değinilen başvuru dilekçesinde, Bor’un ölüm olayının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde aydınlatılması ve maddi gerçeğin açığa çıkarılması amacıyla soruşturmanın genişletilmesi için Van Cumhuriyet Başsavcılığı’na defalarca kez suç duyurusu yapıldığı anımsatıldı. Savcılık tarafından herhangi bir işlem yapılmadığı gibi kendilerine de herhangi bir bilgi de verilmediği ifade edilen dilekçede, “Soruşturmanın yapılması talepli başvuruya müteakip defaten yapılan sözlü görüşmeler ve yazılı başvurulara rağmen bugüne kadar herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığı, soruşturmanın sürüp sürmediği hakkında tarafımıza bilgi verilmemiştir. Başvurumuzun ret veya kabul edildiğine dair herhangi bir işlem tarafımıza tebliğ edilmemiştir” denildi.

EVRAKLAR DOSYAYA EKLENMEDİ

Savcılıkta bekleyen dosyaya bir çok kez yazılı başvuru gönderilmesine rağmen dosyaya hiçbir evrakın eklenmediği ifadelerine yer verilen dilekçede, “Adil ve hakkaniyete uygun bir yargılama sonucunda müvekkiller yakını Remziye Bor’un ölüm olayının aydınlatılması yasa ve hukuk gereğidir. Savcılık makamınca düzenlenen iddianame neticesinde; yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan soruşturma yürütülerek basit bir ölüm olayı olarak işlem gören olay bakımından yeniden soruşturma yapılarak Remziye Bor’un ölüm olayının tüm ayrıntılarıyla açıklığa kavuşturulması için soruşturmanın genişletilmesi talebinde bulunulmuştur. Ancak savcılık makamı tarafından herhangi bir işlem yapılmamış, yapılmış ise de tarafımıza herhangi bir bilgi verilmemiştir” denildi.

BOR’UN ÖLÜMÜNDEN SORUMLU KİŞİLER

Olay ile ilgili aydınlatılması gereken olgular ve elde edilmesi gereken delillerin bulunduğu ancak toplanmadığı belirtilen başvuruda şu ifadelere yer verildi; “Remziye Bor’un ölümünden sorumlu olan kişi ya da kişilerin bulunduğu kanaatindeyiz. Ülkemizde son 30-35 yıldır süre gelen kanlı çatışma süreci birçok kayıplara sebebiyet vermiştir. Ölümü kabullenmek zorunda bırakılmanın verdiği yakıcılık belki de bu kanlı sürecin bitmesine engel olan yegâne durumdur. Bu bakımdan her ölümden sonra yeni ölümlere engel olmanın belki de yaşanan bu çatışmalı, kanlı sürecin bitmesini sağlamanın tek yolu gerçekleşen masum insan ölümlerinin sebebini, dolaylı ve doğrudan failinin tespit edilmesidir. Bu konuda yetkili ve sorumlu makam da Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına göre yargının kamu gücünü en etkili biçimde kullanabilme imkanına sahip olan savcılık makamıdır.”

GERÇEKLERİN ORTAYA ÇIKARILMASI

Soruşturma konusu olayın aydınlatılması için maddi gerçeklerin ortaya çıkmasının en hayati husus olduğuna işaret edilen dilekçede, “Maktulün katledildiği evin hangi ev olduğu, kaçan militanın avlusuna saklandığı ev mi yoksa operasyonun dışında olan bir ev mi olduğu, kaçan militanın hangi evden nasıl kaçtığı ve avlusuna saklandığı evin diğer evle olan mesafesinin ne olduğu her iki evin birbirine konumunun ne olduğu gibi hususların kuşkuya yer vermeyecek şekilde aydınlatılması, Remziye Bor’un evin neresinde olduğu, maktulün fiziki konumu, merminin geliş açısı, iddia edilen örgüt militanının bulunduğu yerin (bulunduğu iddia edilen odanın) maktulün bulunduğu yerle konumu, kolluk kuvvetlerinin eve, maktule ve militana konumu, çatışmanın odaklarının birbirine konumu gibi hususların araştırılması gerekmektedir” ifadelerine yer verildi.

KEŞİF YAPILMALI

Soruşturma dosyasında önemli hususların göz ardı edilerek işlem yapıldığı aktarılan dilekçede uzman kişilerin de katılacağı bir keşif yapılması gerektiği belirtildi. Bor’un ölümüne yol açan ateşli silahın cinsinin tespit edilmesi gerektiğinin altı çizilirken başvurunun devamında; “Remziye Bor’da meydana gelen yaralanma biçimi, şekli ile ele geçen silahın yol açabileceği yaralanmanın karşılaştırılması ayrıca bu hususta operasyona katılan kolluk kuvvetlerinin de el ve parmak izleri ile kullandıkları silahlarla ilgili incelemelerin de yapılması gerekmektedir. Remziye Bor’un ölümüne neden olan mermi ve silahın balistik incelemeye gönderilmesini, bu silahtan parmak izi alınmasını, merminin hangi silahtan çıktığının tespiti yapılmalıdır. Maktul Remziye’nin otopsi muayene tutanağında silahlı yaralanmaya bağlı olarak boyunda kırıklar meydana geldiği açıklanmıştır. Bu boyun kırıklarına ne tür bir silahın sebep olduğu açığa kavuşturulmalıdır. Operasyon esnasında kolluk kuvvetlerinin yeterli önlem ve tedbiri alıp almadığının araştırılmalı, ihmalin sorumlu kişi ve/veya kurumların tespit edilmesi ve haklarında gerekli tahkikatın yapılması gerekmektedir” hususlarına yer verildi.

Avukatlar son başvurudan da sonuç çıkmaması durumunda Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuruda bulunacak.

NE OLMUŞTU?

Remziye Bor, Van’ın İpekyolu ilçesine bağlı Hacıbekir mahallesinde 19 Nisan 2016’da evine baskın yapan özel harekat polisleri tarafından vurularak ağır yaralandı. Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesi’ne kaldırılan Bor’un vücudunun büyük bir kısmında felç oluştu ve bu süre içinde 2 kez ameliyat edildi. Bor, müdahalelere rağmen 18 Mayıs 2016’da yaşamını yitirdi.

Vurulduğunda 7 aylık hamile olan Bor’un bebeği Neval ise, 25 Nisan’da sezaryenle alındı. Olay sonrası Remziye Bor’un eşi İrfan Bor’un da aralarında bulunduğu 8 kişi gözaltına alındı. Mahkemeye sevk edilen 8 kişiden 5’i serbest bırakılırken, İrfan Bor, Lokman Abi ve Ciwan Yemen, “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla tutuklanarak, önce Van M Tipi daha sonra da Van F Tipi Cezaevi’ne gönderildi.

2 Aralık 2016 tarihinde İrfan Bor için hazırlanan iddianamede Remziye Bor’un ölümüne ilişkin de hususlar yer aldı. İddianamenin ek kararında öldürüldüğünde 7 aylık hamile olan Remziye Bor için savcılık, “kovuşturmaya yer yok” diyerek, kamu görevlileri hakkında yürütülecek soruşturmanın önünü kapatırken, Van 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Bor’un eşi İrfan Bor’a da 23 Kasım 2017 tarihinde “örgüte üye olmak” iddiasıyla 7 yıl 6 ay ceza verildi. Ceza istinaf mahkemesi tarafından da onandı.

Mezopotamya Ajansı / Adnan Bilen

Bunları da beğenebilirsin